Kimya Birimi
 

Çağımızda kimya alanındaki gelişmeler geçmiş zamanla kıyaslanmayacak ölçüde büyük bir ilerleme göstermiştir.

Zamanımızda gelişmiş, yani sanayileşmiş olan ülkelerin ekonomik gelişmelerinde «Öncü Sektör» olarak nitelendirilen bir iki sektörün başında kimya sektörü gelmektedir.

Kimya sanayiindeki bu hızlı gelişme sayesinde kişinin ve toplumun yaşam düzeyi çok yükselmiş ve daha iyi ve sağlıklı bir hayata kavuşmuştur.

Amerikan Kimya Derneği'nin 75'inci yıldönümünün hatıra amblemindeki «chemistry, key to better living» (kimya, daha iyi yaşamanın anahtarıdır) yazısı gerçeğin tam bir ifadesidir.

Kimyasal tepkimeler olmasaydı

Otoyolda son model bir araba ile yolculuk yaparken birden bire yeryüzündeki kimyasal tepkimelerin olmadığını hayal edin. Nasıl bir sonuçla karşılaşacağınızı düşünürsünüz. İlk aklımıza gelenin arabanın duracağıdır. Çünkü arabanın hareketi motorda yakıtın havadaki oksijenle yanmasıyla açığa çıkan enerjinin hareket enerjisine dönüşmesiyle sağlanmaktadır. Buradaki yanma olayı kimyasal bir olaydır. Arabanın aküsünde kimyasal olaylarla elektrik üretildiğinden arabanın farları, radyosu gibi elektrikle çalışan kısımları da çalışmaz. Bu sırada arabanın parçalarını üreten sanayilerde de kimyasal tepkimeler durduğunda arabanın tekerlekleri üretilemezdi. Lastiklerin çoğu petrolden üretilen polimerlerdir. Polimer oluşumu da yine kimyasal tepkimelerde gerçekleşmektedir. Arabanın camları da olmazdı, camlar kumun çeşitli metal oksitleriyle birleşmesinden elde edilmektedir. Kimyasal tepkimeler olmasa camlarda olmazdı .Herkesin renk zevki başkadır, kimyasal tepkimeler olmasaydı, renk renk boyalar olmazdı. Boyasız bir arabanın görüntüsü herhalde hoş olmazdı. Arabanın koltuklarında kullanılan örtülerde polimer maddelerden yapılmaktadır. Bunun içinde kimyasal tepkime gereklidir. Arabanın karoseri için kullanılan metallerde birçok kimyasal reaksiyonlar sonucunda üretilmektedir. Metallerle ilgili reaksiyonlar olmasaydı, arabanın karoseri, şasisi vb metal aksamları olmazdı. Bu durumda söylediklerimize toplu olarak baktığımızda kimyasal tepkimeler olmadığında arabadan da söz etmek imkânsız oluyor. Araba yoksa geriye sadece sürücü kalıyor. Sürücü de insan olması sebebi ile büyük ve fonksiyonel laboratuara benzeyen gövdesinde birçok biyokimyasal tepkimeler meydana gelmektedir. Kimyasal tepkimeler bir süre askıya alınsaydı insan hakkında ne düşünürdünüz? Burada anlattığımız bu olayla biz farkında olsak da olmasak da günlük hayatta karşılaştığımız olayların büyük çoğunluğunda kimyasal tepkimeler vardır. Bu anlatımla kimyasal tepkimelere dikkat çekelim istedik

Deneysel çalışmalar, bugüne dek yapılan araştırmalar sonucu çoğumuzun kabul ettiği gibi kimya eğitiminin gerekli bir parçasıdır. Armstrong (1896:42) "bilgi tek başına bilgi değil, nasıl kullanılacağı bilindiği zaman değerlidir" diyerek yüz yılı aşkın süre önce pratik aktivitenin önemini belirmiştir. Artık, deneysel çalışmaların, şüphesiz yararlı olduğu bilindiğine göre, günümüzdeki araştırmaların yararlı mı değil mi sorusunda yoğunlaşmasındansa, hangi yollarla, ne zaman ve nasıl yapılması gerektiği gibi soruların üzerine olması gereği vardır. Böylece, pratik aktiviteler uygun ve gerekli bir şekilde, öğrencilere daha faydalı olarak uygulanabilirler.  Okullarda,  kimya derslerinde uygulanan deneysel çalışmalar ve amaçları üç grupta sınıflandırılmıştır:

· Yetenek kazandıran aktiviteler; termometre okuyabilmek, hacim ölçmek gibi

· Gözlem; teorik bilgileri kullanarak olayları bilimsel gerçeklerle bağdaştırmak

· İllüstrasyon; belirli bir kanunu ya da prensibi kanıtlamak

  Araştırma şeklinde yapılan deneyler; bu tip deneyleri ikiye ayırabiliriz. Birinci olarak belirli bir kanunu ya da prensibi keşfetmek; ikinci olarak, edinilmiş tüm teorik ve pratik bilgileri kullanarak bir problemi çözmek. Yukarıda belirtilen ilk iki tip aktivite diğerlerinin içinde daima yer almaktadır. Diğer tiplerde ise öğrenci bilimsel bir çalışma içerisinde yer almaktadır ki,  kimya eğitiminin amaçlarından birisi de bu olmalıdır.Kimya eğitiminin en önemli özelliği öğrencilere bilimselliğin ne olduğunu öğretmek, böylece öğrencilerin bilimsel düşünme yeteneklerini de geliştirmektir.